|
kırçiçeği papatyawrote:
Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre degişir Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine yüreginin acısı karışır. Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve huzurludur... Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir... Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve düşülen kuyudan çıkma cabasıdır... Koyu kıvamlı kahverengi bir ipe tutunur çıkarsın ... çıktığın an uyuyakalırsın... ferahlıktır!!! Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer... Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır...Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır... Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az şekerli...Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür... Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve baskadır... Isıtır insanın...içini... Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını... Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadlari degişir...Her kahve aynı değildir bu yüzden... Ben de sizleri sevgiyle pişirilen bir kahve içmeye davet ediyorum. Akşam, öğle öncesi, sonrası ya da gece kahvesi. ne zaman isterseniz. Dostlukla yudumlayacağımız bir kahve molası vermeye ne dersiniz ? Sizin kahveniz nasıl olsun ?
June 27
|
|
|
卷 陈wrote:
??
June 12
|
|
|
kırçiçeği papatyawrote:
''Hoş geldin yanlızlığım''
Günün gereksiz kalabalığından,kulak tırmalayan uğultusundan,laf olsun diye yapılan boş sohbetlerden sonra, sen iyiki geldin. Nasılda huzur veriyorsun ruhuma,paylaşmak ne güzel tüm acılarımı ve katıplarımı seninle. Hatırlamak ne güzel iyi kötü tüm anları,Yaşamak güzelşey aslında,acısıyla tatlısıyla, Ve kötü bir günün ardından ''Yanlızlık'' sende güzelsin. Evet.çok arkadaşım var benim aralarında dostlarımda var ama olmuyor işte!''hayattan öğrendiğim bir şey de tek dostun yine sensin.(inan bana) Çoğu zaman ne olucak bu insan ların hali,durumumuz iyi değil! bu gidişin sonu felaket. Rabbim ben dayanamıyorum bu çarpık düzene,bu yalan dünyaya,sahte insanlarına,sen nekadar sabırlısın.(ŞÜPHESİZ) Bazen bu dünyaya ait olmadığımı düşünüyorum,bana göre değil bu dünya. Benim doğrularımla uyuşmuyor,Bende aralarına katılıyım diyorum-KAYBOLUYORUM- Çünkü inancım fazla,diğerleri gibi dünyaya kazık çakmış gibi yaşamıyorum. Buranın yalan,geçici ve kötübir rüya olduğunu biliyorum.MUTLAK ÖLÜM VAR!!!!!!!! Ah !!! ölüm seni çok özlüyorum. Sen benim mutluluğum tek kurtuluşum olacaksın biliyorum.Ve seni sabırsızlıkla bekliyorum. YANLIZLIK!... Seni unuttum sanma sen benim tek dostumsun.Yanlızca sen söylersin tüm yanlışlarımı,hatalarımı,günahlarımı gözümün içine baka baka,gereksiz övmezsin beni bi çıkarın yokki. SENİ SEVİYORUM YANLIZLIĞIM SAKIN YERİNE KİMSENİN GELMESİNE İZİN VERME (ONUN BİLE) -Alıntı_
June 7
|
|
|
kırçiçeği papatyawrote:
ALLAH'IM...
Ben üşüyorum Sen Dost’un gözleriyle ısıt beni. Ben kanıyorum Sen dokunuşu merhamet olanlarla sar beni. Ben korkuyorum Sen kalbime verdiğin îmanla koru beni. Ben ağlıyorum Sen ülfetinle avut beni. Ben savruluyorum bilinmezlere hazan yaprağı gibi… Sen tut beni. Ben kayıyorum sırattan Sen bırakma beni. Bende kimsenin uğramadığı izbe köşeler var karanlığın bile girmekten ürktüğü… Bende açılıp kapanmayan yaralar rûhumu döven hırçın dalgalar var sonra… Dönüşü olmayan yollar uzaklığım kadar uzayan; dinmeyen gözyaşları var içime kanayan… Küçük bir kız çocuğu var yetim bayramlar yaşayan… Âhlar var geceleri uyku tutturmayan… Soğuk kışlar var bir bakış olup gözümde donan… Yakan ateşler var öfkem olup çarpan… Bende derin bir muhabbetin yok; ulvî kılan mümin yapan arıtan çoğaltan merhamet olup yetim başlar okşayan şefkat olup mâtemlerin civarında dolaşan fakir sofralarda zengin kılan cömertlik olup mahrumlara dağıtılan cesâret olup İslâm’a engelleri yıkan. Bende derin bir muhabbetin yok; beni unutturup bana sadece Sen’i hatırlatan gündüz olup yüzler aydınlatan gece olup hataları örten kilit olup hayırlara açılan merhamet olup hasta ruhuma dokunan… Bende derin bir muhabbetin; uzaklığıma rağmen bana şah damarımdan daha yakın olan… Bende derin bir muhabbetin yok; edep edip başkalarını özlemekten Sen’i özlettiren… Vefâ olup; hatırladıklarımı Seninle râbıtalı kılan… Bende derin bir muhabbetin yok; rüzgâr olup çöllerde iz iz Nebî’yi arayan peyk olup bir Kutb’un etrafında dönen... Bir derin muhabbetin yok bende; beni Sen’den kılan. Sen varsan neyim yoktur ki; Sen yoksan gönlümde neyim vardır ki...
June 2
|
|
|
kırçiçeği papatyawrote:
Hindistan'da bir sucu,boynuna astığı uzun bir sopanınuçlarına taktığı iki büyük kovaylasu taşırmış.Kovalardan biri çatlakmış.Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken,çatlak kova,içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilirmiş.Bu durum iki yıl boyunca hergün böyle devam etmiş.Sucu her seferinde patronunun evine sadece bir buçuk kova su götürebilirmiş.Sağlam kova başarısından gurur duyarken ,zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getiriyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş.İki yılın sonrasında bir gün çatlak kova ırmağın kıyısında sucuya seslenmiş:"Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum." "NEDEN?" diye sormuş sucu."NİYE UTANÇ DUYUYORSUN?".Kova cevap vermiş:"Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum.Benim kusurumdan dolayı,sen bu kadar çalışmana rağmen,emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun." Sucu şöyle demiş:"PATRONUN EVİNE DÖNERKEN YOLUN KENARINDAKİ ÇİÇEKLERİ FARK ETMENİ İSTİYORUM." Gerçekten de tepeyi tırmanırken çatlak kova,patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş.Fakat yolu sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş: "Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek olmadığını fark ettin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan yararlanmamdır.Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın.İki yldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp onlarla patronumun sofrasını süsleyebildim.Sen böyle olmasaydın,O EVİNDE BU GÜZELLİKLERİ YAŞAYAMAYACAKTI.
Apr. 29
|